
İnsan bazen aradığını buldu sanır, ama yine de aramaya devam eder.
Biri gökyüzüydü ama gözleri başkasının karanlığına emanet edilmişti. Kanatları vardı ama yalnızda uçmayı hatırlayamıyordu.
Diğeri ise yeryüzü… Onu bir süs gibi üzerinde taşıdı. Özgürlüğüne sahip olmak istedi, susturdu, yanında tuttu. Ama uzaklara her bakışında içindeki aynı boşluk geri döndü. Çünkü kimse başkasına ait olanı elinde tutarak kendi eksikliğini dolduramaz.
Biri neye sahip olduğunu unuttu, diğeri onu sahiplenebileceğini sandı. İkisi de aynı boşluğun tutsağı oldu.
Özgürlüğü yakaladığını sandı. Kanatlarını koparmadı, sadece bakışını elinden aldı.
Sonra onu bir süs gibi üzerinde taşıdı. Her gün biraz daha sahip oldu, her gün biraz daha eksildi.
Çünkü bazı boşluklar; başkasının sahip olduğunu kendine kılarak değil, onu özgür bırakacak cesareti bularak kapanır.