Her şey kapıyı kırarak girmez. Kimi, bir bakış kadar sessizdir.
Biri yaklaşırken kendini bırakmadı; yalnızca biraz daha yaklaştı. Sonra biraz daha… Aradaki mesafe kaybolurken, içinde ona ait olmayan şeyler filizlenmeye başladı.
Önce düşünceleri dolaştı teninde.
Sonra korkuları gözlerine yerleşti.
En sonunda kendi sesi, yabancı bir fısıltının altında kayboldu.
Karşısındaki hiçbir şey yapmadı.
Belki de en büyük dokunuş buydu.
Çünkü insanı her zaman eller tutsak etmez.
Bazen, en sessiz yakınlık kendi içinde çoğalan bir istilaya dönüşür.