Bazı yaralar kanatmaz; insanın benliğini akıtır, yavaş yavaş.
Her açlık aynı görünmez. Kimi önce yaralar, başlatan odur. Kimi içinden taşana hayranlıkla ve iştahla yaklaşır ama ne yapacağını bilemez. Kimi ise yalnızca bekler, onsuz yaşayamaz ve onu yavaş yavaş tüketir. Fakat hepsinin ortak bir arzusu vardır: Sen.
Göğsünden akan altın; insanın kendinden verdiği parçaların, yaşamın ve sevginin simgesidir. Ve bazen en derin tükeniş, en çok sevildiğini sandığın yerden gelir.
‘’Benden çok şey almış olabilirsiniz ama beni ben yapan son parçayı hala ben taşıyorum.’’